Semih Kaplanoğlu, Yusuf üçlemesinin son filmi “Bal” ile Berlin’de Altın Ayı için yarışıyor.
Görenleri çok etkileyen film, yabancı basın tarafından yarışmanın favorileri arasında gösteriliyor. Yusuf’u yedi yaşında izlediğimiz filmde, karakterin babasıyla ilişkisi öne çıkıyor. “Bal”ın gösteriminin ardından Kaplanoğlu ile konuştuk.
Film, tamamlanmamış bir kopyayla yarışmaya seçildi. Kısa sürede filmi yetiştirmek sizi zorladı mı?
Filmin bitme programı martın ortalarına kadar sarkıyordu. Kurgunun çok büyük bir kısmı bitmişti ama ses yoktu. Görüntüler çok kaliteli değildi. Bu halini Berlin’e belki bir fikir verirler diye gönderdim. İki gün sonra cevap geldi. Filmini yarışmaya aldık, yetiştirebilecek misin diye. Bunun üzerine işleri hızlandırdık. Festival Şubat’ın 11’inde başladı, biz kopyayı 5 Şubat’ta bastık.
Kültür Bakanlığı desteği var mıydı?
Prodüksiyonda yoktu. Sadece Berlin’e seçilince çok az bir maddi destek sağladılar. Onunla da broşürleri ve afişleri yaptık. Bu konuda şikâyetçiyim. Çünkü Türkiye’nin bu yıl Berlin’de hiçbir festivalde olmadığı kadar fazla filmi var ki hepsi çok iyi filmler. Bir festivalin üç bölümünde de Türk filmi olması çok ender rastlanan bir durum. Bu, sinemamızın ne kadar yukarıda olduğunu kanıtlıyor. Ama buna karşılık burada yapılan tanıtım, açılan stant, standın bastırdığı malzemeler, onların tanıtımı, dolaşıma sokulması, halkla ilişkiler desteği, basın desteği yeterli değil. Burada hiçbir şey yok. Bu, yüz karası bir şey. Bunların çok iyi planlanması lazım. İlla devletten demiyorum ama belki özerk anlamda, sinemamız bu tür festivallerde çok daha iyi temsil edilmeli. Berlin’de dört tane Türk filmi var. Ama Türkiye burada yok.

“Yumurta” Cannes’da gösterildi. “Süt” Venedik’te ana yarışmadaydı. “Bal” Berlin’de ana yarışmada. Üçlemenizin uluslararası arenadaki temsilinden memnunsunuz sanırım.
Gerçekten bu üç festivalde yer almaları, filmler ve benim için iyi. Filmlerimin dışarıda seyirciyle buluşması, gösterime girmesi anlamında, filmlerin festivalde olması çok önemli. Dağıtımcılar, TV’ler, basın görüyor. En büyük faydası bu. Tanınmak, bir sonraki filminizin merak edilmesi, yeni yapımcılarla tanışmak da festivaller sayesinde oluyor. Bunlar hem cesaret veriyor, hem de iyi şeyler yapmak açısından insanı disipline ediyor.
‘BAL’ ayısına kavuşacak
Türkiye’den “Altın Ayı” için yarışacak filmleri izlemeye davet edilenler arasında yer alan oyuncu Yeşim Ceren Bozoğlu da kırmızı halıda yürüyen oyuncular arasındaydı. Almanya’daki Türklerin başarılarıyla gurur duyulması gerektiğini belirten Bozoğlu, “Türkiye olarak Semih Kaplanoğlu’nun ‘Bal’ filmi ile yarışıyoruz, çok umutluyuz. Bal ayısına kavuşacak inşallah” dedi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder